SORU: Çanakkale Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu bir arkadaşımız, İslâm dininin kaynakları açısından bakıldığında Kur’ân-ı Kerîm ile beraber hadislerin ve sünnetlerin de aynı değerde olduğunu söyledi. Bu açıklama beni tatmin etmedi. Halbuki Kurân-ı Kerîm’de yüce Allah, “Biz O’nda (Kurân’da) hiçbir şeyi eksik bırakmadık” buyurmaktadır. Bu ayet birkaç kere tekrar ediliyor. Binlerce hadis ve binlerce sünnet denilen uygulamalar ve inanışlar var. Bazılarının akla, mantığa ve bilime aykırı olduğu biliniyor. Durum böyleyken nasıl oluyor da bir ilahiyat mezunu, Kurân-ı Kerîm ile hadis ve sünneti aynı değerde tutabiliyor? (Serdar Güler)
CEVAP: İlahiyat mezunu o kişi, klasik bilgileri de hazmedememiş, hadisten haberi olmayan yüzeysel biridir. Çünkü büyük bilginlerin hiçbiri, başta Şafii olmak üzere sünnet ve hadisi Kurân’la eş değerde tutmamıştır. Bu büyük saygısızlıktır. Kurân vahiydir. Hadisler ise Peygamberimizin sözleridir. İnsan yanılabilir, canı sıkılabilir. Peygamberimiz çok zaman kendi görüşünü bırakıp ashabının görüşünü uygulamıştır. Medine’de hurmaların aşılanmamasını önermiş, bu kez kalite düşünce, “Siz dünya işlerinizi benden iyi bilirsiniz” buyurmuştur.
Ayrıca Hz. Peygamber kesinlikle kendi sünnetinin veya sözlerinin Kurân’dan ayrı olarak dinin ikinci kaynağı olacağını da söylememiş, “Ben size Allah’ın kitabını bırakıyorum, ona sarıldıkça yolunuzu şaşırmazsınız” buyurmuş ama ondan sonra geleneği üste çıkarmak isteyenler Peygamber’in bu sözüne sünneti ve hadisleri de katmışlardır.
Elbette hadisler de kitaptan sonra dinin ikinci kaynağıdır ama hangi hadis? Peygamber’in söylediğinde asla kuşku bulunmayan hadisler. Bunlar Kurân’a ters düşmez, onun açıklaması, tamamlayıcısı durumundadır. Bu düzeyde hadisler de ancak mütevatir sayılan hadislerdir ki bunların sayısı çok değildir. Onun için İmamı Azam İbn Haldun 17 hadise güvenmiştir. En iyimser görüşler, “İmamı Azam’ın güvendiği hadis sayısı 50′yi geçmez” der. Hanefi mezhebinden olduğu anlaşılan bu kişi, nasıl olur da mantığa ters bu sözleri Kurân ile eşdeğerde tutar? Fikirlerde büyük bir yenilenme olmadıkça geleneksel rivayet bataklığında daha çok bocalayıp duracağız. İşimiz zor doğrusu.













